Çok Beklettim Kendimi
Biliyorum; bazı zamanlar, hatta belki de çoğu zaman kendini koca bir boşluğun ortasında yapayalnız hissediyorsun. – Bağırsam sesimi duyan yok! […]
Biliyorum; bazı zamanlar, hatta belki de çoğu zaman kendini koca bir boşluğun ortasında yapayalnız hissediyorsun. – Bağırsam sesimi duyan yok! […]
Neden bu sabah gözümü açtığım için bıkkınlık duyuyorum? Bu bir şükürsüzlük değil midir? Yataktan çıkasım gelmiyor; ‘peki ben sadece uyumak,
İnsan nereye sığacağını bilemiyor, ‘yuvarlanıp gidiyoruz işte’ cümlesinin ardına sığınıyor; dürüyor çarşaf gibi tüm hislerini, öyle yuvarlanıyor bir teker gibi.
Bütün gece ‘yarım kalmışlığın’ üzerine düşündüm durdum. Sanki düşünmem gereken tek şey buymuş gibi… Oysa düşünecek daha önemli şeylerim vardı.
Televizyonda kulaklarımı sağır edeceğine inandığım uğultulu bir ses, – hadi sana eşlik edeyim televizyoncum- diyerek, ardı ardına sokaktan gelen korna
İçimdeki tarifini koyamadığım duyguların hangisini besleyip büyüteceğimi bilememek bir miktar kafa karışıklığına sebep olsa da; bulunduğum anda, zamanı kendime durdurup,
‘İşte öyle Rabbim… Yaratmış olduğun gezegenin içinde kendimize ait küçücük bir gezegen daha bulmak için çabalıyoruz. Çünkü dar geliyor bazen
Konuşurken ‘eee, ıııı, hani, hmmm’ gibi kelimeleri çokça kullanıp, kekeleyen, şaşıran ben; nedense bir tek Rabbim ile konuştuğum zaman bu
KALBİNİ SADELEŞTİRME VAKTİN GELMEDİ Mİ? Bugün sadeleşme üzerine yazı yazmaya karar verdim. Uzun zamandır yapmak istediğim ama bir türlü başaramadığım,
Rahlenin önünde diz çökerek Kuran’ın sayfasını rastgele açtım ve önüme çıkan sayfaya baktım. Duha Sûresi çıkmıştı şansıma… ‘Rabbin seni terk