
Fakîh diyor ki: Eskiler et yenmesini güzel/müstahab kabul ederlerdi. Buna ayrıca teşvikte bulunurlardı. Ancak, sürekli et yemeği yenmesini de hoş karşılamazlar dı.
Hazret-i Ali’den rivâyete göre, demiş ki:
– » Et yiyin, Çünkü et, eti bitirir/üretir. İşitmenin iyi olmasını sağlar. » Yine demiş ki:
– » Kim kırk gün et yemezse, huyu değişir/kötü huylu olur. »
Zührî ise: « Et yemeği yemek, yetmiş insan gücünün kazanılması demektir. » demiştir.
Abdulmelik b. Mervan’dan rivâyet ediliyor. Eğitimini yapmaları için çocuklarını Şa’bî’ye teslim ettiği sırada, Şa’bî ona demiş ki: « Şuurlarını/düşüncelerini serbest bırak ki, buyunları güçlü olsun. Et yedir ki, kalbi güçlensin. Aklı başında kimselerle oturt ki, onlarla karşılıklı tartışmalarda bulunsun. »
Ancak sürekli et yemeyi de pek hoş karşılamış değillerdir. Çünkü Hazret-i Âişe’den rivâyete göre demiş ki:
-« Oğulcağızım! Hep et yemeyi sürdürme. Çünkü bunun da tıpkı içki alışkanlığı gibi alışkanlığı vardır.
Hazret-i Ömer’den rivâyete göre, kendisi herhangi bir kimsenin kasaba çokça girip çıktığını gördüğünde, onu elindeki kapçısıyla dürter ve: » Aşırı et yemek de tıpkı şarap/içki gibi alışkanlık yapar! » demiştir.
Ebû Umâme el – Bahilî, Resûlullah Salla’llahu aleyhi ve sellem’den rivâyet ediyor, buyurmuş ki:
– » Gerçekten yüce Allah şişman âlime buğz eder, çok et yiyen âile’ye de. »
Birileri bunun yorumunu yaparken demiş ki: « Çokça et yiyenler » bir başkası da, « İnsanların gıybetini yapmak suretiyle onların etlerini gıybet yaparak yiyenler » diye yorumlamıştır.
Ebû Ömer Şeybanî İbn Mes’ûd’dan riveyet ediyor, İbn Mes’ûd, bir adamın elinde bir miktar para/dirhem olduğunu görür ve ona. « Nedir bunlar? » diye sorar. O da İbn Mesûd’a: « Ramazan ayı için bu para ile biraz yağ satın almak istiyorum. » cevabını verir. Bunun üzerine Abdullah bin Mes’ûd o şahsa, « Evine git, bu paraları hanımına ver ve ona de ki, bu paralarla/dirhemlerle her gün et satın al, bu, senin için daha hayırlıdır/iyidir. » der.
Hişam b. Urve, babası yoluyla Hazret-i Peygamber’den şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
– « Arap asıllı olmayan yabancıların kestikleri gibi, eti bıçak ile kesmeyin. Ancak onu dişinizle ısırıp kopara kopara yiyin. Çünkü böyle yemek daha iyi/kolay ve daha tatlıdır. »
Kayn: Bostânü’l Ârifin.Ebu’l Leys Semerkandî
